Böceklerin Uçuşundaki Tasarım
İnsanoğlunun tarihteki en büyük düşlerinden biri uçmak
olmuştur. Bilim adamları, mühendisler bunun için yüzyıllar boyunca sayısız
araştırma, bu araştırmaların neticesinde sayısız tasarımlar yapmışlardır.
Ancak bunların pek çoğu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. İlk motorlu
uçak ile uçuş, 17 Aralık 1903 yılında, Wright Kardeşlerin
çalışmaları neticesinde başarılmıştır. Bu yazıda, hep beraber detaylarını
göreceğimiz böceklerdeki uçuşun ise uçaklarla kıyaslanamayacak kadar üstün
bir teknoloji ile yaratıldığına şahit olacağız. Böceklerdeki uçuş o denli
ilginçtir ki, ancak daha yeni yeni çalışma prensiplerini anlamaya
başladık. Gelin beraber böceklerdeki uçuşun mükemmel detaylarını
inceleyelim.

Wright kardeşlerin ilk
defa 17 Aralık 1903 yılında gerçekleşen uçuşundan meşhur görüntü.
Oysaki uçan böcekler yaratıldığı ilk andan itibaren, şu anki kullandığımız
teknolojiden daha ileri aerodinamik prensipleri kullanarak
uçmaktadırlar.
Bugün uçaklarda kullanılan sistemde, kanatlara gelen hava
ikiye ayrılır. Kanadın üst yüzeyinden giden hava daha hızlı hareket eder.
Bu sayede kanadın üst kısmında daha az basınç olur ve uçak havalanır.
Havanın akışkanlığı ve oluşan kuvvetleri inceleyen bilim dalı aerodinamik
olarak adlandırılır. Böceklerdeki aerodinamik hesaplar uçaklardakine
nazaran çok daha komplekstir.

Uçak kanadı havayı
ikiye ayırır. Kanadın arka tarafında bu iki hava akımı birleşir. Üstten
giden hava daha hızlı hareket eder bu da kanadın üstünde daha az basınca
sebep olur ve kanat yukarı doğru kaldırılır. Ancak bu prensip böceklerdeki
düz kanat yapılarına uygulandığında böceğin uçamaması gerektiği
anlaşılmıştır. Daha detaylı yapılan araştırmalar böceğin kanadının uçuş
hareketinin son derece karmaşık hesaplar içerdiğini göstermiştir.
Böceklerin uçuşu o derece ilginç bir konudur ki; bütün
bilimsel birikimlerimize rağmen bugün halen bunun nasıl olduğu tam olarak
anlaşılabilmiş değildir. 1 Bu şaşırtıcı gerçek, ilk kez böcekbilimci
Antoine Magnan’ın 1934 tarihli kitabında dile getirildi. Bu araştırmada
yabanarısı model alındı. Bilinen aerodinamik kurallarla yapılan hesaplarda
böceğin uçamadığını şaka yollu olarak ispatlandığı belirtildi. 2 O
zamandan günümüze böceğin uçuşundaki bilgimiz artmakla beraber, halen tam
anlamıyla uçmanın detayları anlaşılamadı. 3 Bununla beraber özellikle son
yıllarda heyecan verici bulgularla karşılaştık.

Böceğin kanadını çırpma
yönünü gösteren resimler. Böcekler kanatlarını öne arkaya hareket
ettirirler. Böcek kanadını öne çırparken, kanadın üstü yukarı bakar,
arkaya çırparken ise kanadın altı yukarı bakar. Yapılan ölçümlerde, bu
kompleks kanat çırpma tekniği ile, kanada yapışık sabit bir girdap
oluştuğu tespit edildi. Ön kenar girdabı adlı bu girdap, kanadı yukarı
doğru emen bir kuvvet oluşturur. Bunun neticesinde böcek havalanır.
Böceklerin kanatlarını çırpması, birkaç istisna dışında,
“aşağı-yukarı” yönlerde değil, “ön-arka” doğrultusundadır. 4 Bu gerçekten
ilginç bir durumdur. Kanatlarını öne arkaya hareket ettirerek uçması
şaşılacak bir başarıdır. Böcek kanatlarını öne doğru iterken kanadının üst
yüzü yukarı bakar, kanadın arkaya hareketinde ise kanadın altı yukarıya
bakmaktadır.

Böceklerin uçuşu derken
muhtemelen aklınıza kuşlarınki gibi yukarı aşağı kanatları çırpma hareketi
geliyor olabilir. Ancak şaşırtıcı bir şekilde böcekler kanatlarını öne
arkaya doğru hareket ettirirler.
Bilim adamları sineğin uçuşunun hayret verici olduğunu şu
şekilde anlatıyorlar :
“İlk bakışta, sinek her şeyi yanlış yapıyor
gözüküyor. Birincisi, sertlik için biraz buruşmuş da olsa, düz bir kanadı
vardır ve herhangi bir aerodinamik yüzeyden yoksundur. İkincisi
kanatlarını havada akım ayırma ve tutunma kaybı açılarının sınırlarının
üzerinde hareket ettiriyorlar. Sineği, bu açık şekilde makul aerodinamik
tasarımları önemsememenin yıkıcı sonuçlarından, ne kurtarıyor?” 5

Sineğin kanadının üstünde oluşan girdabı gösteren
resim
Sineğin uçuşunun sırrını çözmek için yapılan matematiksel
hesaplar ve bilgisayar analizleri o kadar karmaşıktı ki, bilim adamları en
güçlü bilgisayarlarla bile sonuca ulaşamadılar. 6 Bunun üzerine bilim
adamları, uçan böceklerin bir tür modelini çıkarttılar. Bu model sineğin
boyutlarından daha büyüktü ve daha yavaş kanatlarını çırpıyordu. Bu
modelle yapılan analizlerle böceğin etrafında oluşan hava akımlarını ve
kuvvetleri ölçtüler. Sonuçta şaşırtıcı gerçeklerle karşılaştılar.
Bulgular özetle şöyledir:
Sineğin kanat hareketleri
neticesinde büyük bir girdap oluşmaktadır. Bu girdap kanadın üstüne ilişik
vaziyettedir. Girdap neticesinde kanat yüzeyine dik bir emme kuvveti
oluşmaktadır. Sonuç olarak böcekte hem yükselme hem de sürükleme kuvveti
oluşmaktadır. 7 Böceklerin uçmasına sebep olan ana kuvvet budur. Ancak
yapılan araştırmalar, başka kuvvetlerin de varlığını göstermektedir. Uçan
böcek bu kuvvetleri de uçmak ve manevra yapabilmek için kullanmaktadır.

Böcek kanatlarını
öne arkaya hareket ettirirken, resimde görüldüğü gibi, kanatlarını
döndürerek, yönünü değiştirir. 8 Kanat ön tarafa doğru çırpılırken,
kanadının üstü yukarı bakar; arkaya çırpışta ise kanadın alt tarafı yukarı
bakar. Kanatların bu şekilde ve bu zamanlama ile hareket ettirilmesi
dahiyane bir seçimdir.

Bir tenis topunun
dönmesi sırasında topun yukarı dönüşlü veya aşağı dönüşlü olmasına göre
top alçalır ya da yükselir. Yukarı dönüşlü toplarda topun arka yüzeyinde
olan bir nokta yukarı doğru hareket eder. Ondan sonra aşağıya doğru
hareket eder. Aşağıya dönüşlü toplarda ise bunun tam tersi bir hareket
olur.

Yukarı dönüşlü toplar
daha kolay düşerler.

Aşağı dönüşlü toplar
daha kolay yükselir, daha geç düşerler.
Tenis topları örneğinde olduğu gibi hareket eden cisim,
dönüş yönüne göre alçalıp, yükselebilir. İşte uçan böcekler, bu prensibi
ustalıkla uygularlar. Kanatlarını öne arkaya hareket ettirirken aynı anda
kanatlarının dönme yönünü değiştirirler. 9 Dönüş hızının kanat çırpma
hızına göre geç veya erken oluşu, böceğin alçalmasına veya yükselmesine
sebep olur. Böcek eğer kanadı geç döndürürse kanadın ön kenarı hareket
yönüne göre öne hareket etmiş olur. Böylece tıpkı yukarı dönüşlü top
örneğinde olduğu gibi, kanada aşağıya doğru bir kuvvet uygulanır. 10 Hatta
böcek iki kanadın dönüş hızlarını farklı tutarak sağa sola manevraları
ustalıkla yapar. Çünkü bir kanada yukarı doğru bir kuvvet uygulanırken
diğer kanada aşağıya doğru bir kuvvet uygulanır. Bu da kuşun dönmesine
sebep olur.
Görüldüğü üzere böcekler kompleks hesaplar yapabilmekte
ve bunu mükemmel bir şekilde kullanarak uçabilmektedirler. Elbette ki
sineklerde tecelli eden bu yüksek akıl, Allah’ın hayranlık uyandıran
sanatlarından biridir.
Böceğin rahat uçabilmesi için iz yakalama adlı bir yol
daha vardır. 11 Burada da incelikli bir hesap vardır. Bir gemi suda
hareket ederken gerisinde direnci azalmış su bölgeleri bırakır.

Denizde hareket eden yat
gerisinde direnci düşük bir iz bırakır. Bu izi takip eden gemiler daha az
enerji ve daha kolay bir şekilde suda ilerler. Bu nedenle askeri ve ticari
filolar denizde genelde ardarda seyrederler. Bu prensibin aynısını
dahiyane bir şekilde böcekler kullanmaktadırlar.

Geminin
arkasındaki direnci azalmış su izi
Böcekler de kanat çırpmaları sayesinde, havada direnci
azalmış izler bırakırlar. Böceğin kompleks kanat çırpma biçimi bu izleri
kullanarak ustalıklı bir şekilde yükselip alçalmasını sağlamaktadır. Bu
müthiş tekniği kim bulmuştur?
Evrim Teorisi ve Ucusun Kökeni
Evrimcilerin uçuşun kökeni hakkındaki iddiaları tam bir
acz itirafı niteliğindedir. Evrimciler uçuşun kökenine dair iki teori öne
sürerler. Bunlardan ilki daldan dala zıplayan dinozorların zamanla kanat
sahibi oldukları iddiasıdır. Genetik bilimiyle tümüyle çelişir bu iddia.
Çünkü bu tür bir zıplama hareketinin, hücrenin içindeki korunaklı
çekirdekçik içindeki DNA’yı değiştirmediği bilgisi, bugün artık ortaokul
öğrencilerinin dahi bildiği basit bir gerçektir. Dolayısıyla böyle bir
masala aklı başında herhangi bir insanın itibar etmeyeceği açıktır. Uçuşun
kökeni ile ilgili diğer teori ise evrimcilerin ne kadar yüzeysel ve ne
kadar hayalperest olduklarını gösteren iyi bir örnektir. Bu teoriye göre
dinozorlarda kanat, sinekleri avlamak için ön kollarını birbirlerine
vurmalarıyla meydana gelmiş, iddiasıdır. Tümüyle kötü bir masal olan bu
izaha da, genetik bilimini bilen birinin itibar etmeyeceği açıktır. Ancak
burada daha ilginç olan nokta, uçuşun kökenine verilen bu örnekte
detaylarını birlikte gördüğümüz olağanüstü komplekslikte uçuş
sistemleriyle donatılmış böceklerin varlığıdır. Bu çelişkili bir durumdur.
Evet daha kuşların nasıl kanatlara sahip olduklarını açıklayamayan bir
teori, elbette böceklerin uçuşunu açıklamaktan acizdir.
Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu
dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için
bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek
onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de
güçsüz, istenen de. (HAC
SURESİ / 73)
Referanslar:
1) Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight. Current Biology
16, 309-314.
2) http://www. sciam. com/2001/0601issue/0601dickinson.
html; Michael Dickinson, Scientific American, Solving the Mystery of
Insect Flight, June 2001
3) Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight.
Current Biology 16, 309-314.
4) Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight.
Current Biology 16, 309-314.
5) Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight.
Current Biology 16, 309-314.
6) http://www. sciam.
com/2001/0601issue/0601dickinson. html; Michael Dickinson, Scientific
American, Solving the Mystery of Insect Flight, June 2001
7)
Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight. Current Biology 16, 309-314.
8)
Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight. Current Biology 16, 309-314.
9)
http://www. sciam. com/2001/0601issue/0601dickinson. html; Michael
Dickinson, Scientific American, Solving the Mystery of Insect Flight, June
2001
10) http://www. sciam. com/2001/0601issue/0601dickinson. html;
Michael Dickinson, Scientific American, Solving the Mystery of Insect
Flight, June 2001
11) Dickinson, M.H. (2006) Insect Flight. Current
Biology 16, 309-314.
|