Nobel Ödüllü Mucize Motor: ATP
Sentaz
Ünlü ingiliz mucit James Watt tarafından geliştirilen
buhar motorları endüstriyel devrimin başlangıcında kilit rol oynamıştır.
Bu motor sayesinde büyük bir güç elde edilmiş ve emek gerektiren işler çok
daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu teknolojiyi ilk
kullanan İngiltere de dünya sahnesinde giderek ön plana çıkmıştır.
Motorların modernleşmede etkili bir şekilde kullanılması yakın zamana
rastlamasına rağmen bütün canlılarda moleküler seviyede motor
teknolojisinin sayısız örneği olduğunu biliyor muydunuz? Bu motorların en
çok hayranlık uyandıranlarından biri bilimsel adı ATP Sentaz olan
moleküllerdir. Kullandığı teknoloji son derece ileri olan bu benzersiz
motoru gelin beraber tanıyalım. İçinde dahiyane bir sanat, bilgi,
mühendislik barındıran ATP Sentazlar Allah’ın benzersiz sanatının en
ilginç örneklerindendir.

Endüstriyelleşmenin
başlangıcında James Watt’ın geliştirdiği buhar makinelerinin büyük önemi
olmuştur. Yüksek bir zeka ve mühendislik gerektiren bu makinelerin 100
trilyon hücrenizin herbirinde sayısız miktarda bulunduğunu biliyor
muydunuz? ATP sentaz adlı moleküller muazzam bir teknoloji ile buhar
motorlarına benzer şekilde çalışırlar. Bu moleküller ATP adlı enerji
paketçiklerini üretirler.
Yukarıdaki
ilüstrasyon ATP sentaz adlı molekülü göstermektedir. Dünyanın belki de en
küçük motoru olan ATP Sentazların keşfi bilim dünyasında derin bir
şaşkınlık uyandırmıştır.Bilim adamlarınca muazzam, harika gibi sıfatlarla
anılan bu motorlar Allah’ın yaratışının mükemmelliğini göstermektedir.

Buhar
tribünleri, su buharındaki enerjiyi kullanarak elektrik enerjisi elde
etmeye yararlar. Basıncı yüksek buhar, jeneratörü döndürür. Bunun
neticesinde oluşan hareket özel bir sistem ile elektrik enerjisine
çevrilir. ATP sentaz adlı mucize moleküllerin de benzer bir yapıda ve
benzer bir iş için yaratıldığını biliyor muydunuz? ATP Sentazlar hücredeki
proton yoğunluğundan faydalanarak hücre için temel enerji paketçiği olan
ATP’yi üretirler.
ATP Molekülü Mucizesi
Hücrelerimizin
temel enerji kaynağı ATP adlı enerji paketçikleridir. Hücrelerimizdeki
çoğu işlem bu moleküllerde saklı bulunan enerji kullanılarak
yapılmaktadır. Öyle ki bilim adamları günde ortalama 50 kilo ATP
üretildiğini hesaplamaktadır. Ve bu 50 kilo ATP’nin %95’i
yani 47.5 kilosu ATP Sentaz yoluyla elde edilir. 1
 
ATP adlı molekül tekrar tekrar kullanalıbilen pillere
benzer. Bir molekülün hücrelerimizde pil vazifesi görmesi açık bir
yaratılış delilidir.
ATP Sentaz Motorunun İç Yapısı
ATP Sentaz moleküler motorunun iç yapısı insanı hayrete
düşürür. Çünkü bu iç yapıyı incelediğimizde buhar motorlarının yapısını
burada aynen yer aldığını görürüz.
ATP Sentaz motoru 2 ayrı bölmeden oluşur. Bu bölmeler
tıpkı bir çark gibi dönebilmektedir. Bu çarklar birbirlerine özel bir
ünite ile bağlıdır. Dönen bölmelerden biri hücre içinde bulunan mitokondri
ve kloroplast gibi zarlı yapılara monte edilmiştir. Mitokondriler enerji
santralleri görevini görürken kloroplastlar enerji kullanılarak şeker
molekülleri üretmeye yararlar. Dolayısıyla ATP Sentazlar son derece önemli
yerlere yerleştirilmiştir. Diğer dönen bölme ise zarın dış yüzüne
bakmaktadır. Zarın iç yüzündeki kısımda proton yoğunluğu diğer bölmeye
göre çoktur. İşte ATP Sentazlar protonlardaki bu yoğunluk farkını
kullanarak enerji üretirler. 2,3 Bu tıpkı barajlarda biriken suyun karşı
tarafa geçerken elektrik üretilmesi mantığına benzer.

Bu resim (4) ATP
Sentaz motorunun çalışma prensibini gösterir. Zara monte edilmiş bölümün
dönmesiyle hareket bir çubuk vasıtasıyla 2. Bölüme aktarılır. Bu 2.
Bölümün dönüşü ile de vücudun temel enerji paketi olan ATP elde edilir.
ATP molekülü ortamda bulunan ADP ve fosfat gruplarının birleştirilmesi ile
elde edilir. Alttaki çarkın dönme hareketinin bu işlem için kullanılması
son derece kompleks ve hayranlık uyandıran tekniklerle meydana gelir. Bu
çark neredeyse mükemmel bir verim ile ATP üretimini gerçekleştirir. 5
Her Hücrenizde Sayısız Elektrik Santrali Olduğunun
Farkında mısınız?

Barajlar nehrin iki yakasını birbirinden ayırarak, bir
tarafta su birikmesini sağlarlar. Yüksekte biriken su ise tribünleri
döndürür. Hücrelerimizdeki enerji üretimi de buna benzer bir mantıkta
meydana gelmektedir. Zarın bir yüzünde biriken protonlar geçtikleri kanal
aracığı ile enerjilerinin bir kısmını vererek ATP Sentaz molekülünün zara
yapışık kısmını döndürürler. Bu hareket bir ünite yoluyla dıştaki çarkı
döndürür. Bu ikinci çarkın döndürülmesi ile de temel enerji paketi olan
ATP molekülü elde edilir. Protonlar, evrendeki en temel yapıtaşlardır.
Protonlardaki potansiyel enerjiden vücudun temel ihtiyacını karşılamak
eşsiz bir sanattır. Vücudunuzun her yanı böyle sayısız elektrik santrali
ile çevrili olması düşündürücü bir gerçektir.

Protonlar zardan geçerken enerjilerinin bir kısmını
verirler. İşte bu enerji kullanılarak zara monte olan bölme döner. Bu
dönme hareketi iki çarkı birbirine bağlayan bir ünite vasıtasıyla diğer
çarka iletilir. Böylece diğer çark da döner. Bu çarkın dönüşüyle de ATP
enerjisi elde edilir.
ATP Sentaz ve Evrim Teorisinin Çöküşü
Evrim Teorisi hayatın tesadüfler eseri kademe kademe
geliştiği iddiasındadır. Bu iddianın bilimsel hiçbir dayanığı yoktur.
Aksine bütün bilimsel veriler bunun yanlışlığını göstermektedir. Sadece
ATP Sentaz’ın teknolojisindeki sanata bakmak tesadüflerin acziyetini
göstermek için yeterlidir. Dünyanın belki de en küçük motoru olan
ATP Sentaz enziminin içinde muhteşem bir zeka, bilgi ve beceri
bulunmaktadır. Canlıların diğer herşeyleri tamam olsa bile bu enzimin
yokluğunda ölürler.
Herhangi bir motor gördüğünüzde, elbette ki hiç bir
normal insan bunun tesadüfen meydana geldiğini iddia etmez. Emsalsiz bir
teknoloji barındıran ve tamamen şuurlu bir iş için yaratılan ATP Sentazlar
da elbette tesadüfler eseri meydana gelemez.

ATP Sentaz Enzimi
besinlerden gerekli enerjiyi elde etmekte kritik bir görev alır.
Biyolojik motor olan ATP Sentazla ilgili keşiflerinden
dolayı Paul Boyer ve John Walker adlı bilim admaları Nobel ödülü aldılar.
5 Daha halen pek çok bilim adamı bu moleküler harika ile ilgili
çalışmalara devam etmekteler. Zaten varolan bir sistemi keşfetmek takdire
şayan bir davranışsa, o sistemi varetmek bundan çok daha takdire layık
değil midir? Son derece zeki insanlar, bu motorun varlığını sadece
keşfetmelerinden dolayı büyük bir ödüle layık görülmüşlerdir. Ancak ortada
büyük bir gerçek vardır. Böyle bir motoru kim var etmiştir? Bu motoru
yoktan var eden Alemlerin yüce Yaratıcısı olan Allah’dır.
Kaynak
- http://www.atpsynthase.info/
- http://www.soe.ucsc.edu/~hongwang/ATP_synthase.html
- F0 of ATP Synthase Is a Rotary Proton Channel. Obligatory Coupling
of Proton Translocation with Rotation of c-subunit Ring., bT. Suzuki, H.
Ueno, N. Mitome, J. Suzuki, and M. Yoshida (2002), J. Biol. Chem. 277, 13281-13285
- www.bektastepe.info/sunumlar/bolum_9.pps
- H. Noji and M. Yoshida, The Rotary Machine
in the Cell, ATP Synthase, J. Biol. Chem.,
January 12, 2001; 276(3): 1665 - 1668.
- http://nobelprize.org/nobel_prizes/chemistry/laureates/1997/
Kaynak 5’in ilgili metni: The motor
rotates with discrete 120° steps, each driven by hydrolysis of one ATP
molecule with nearly perfect energy efficiency.
|