Demir Avlayan Mucize Moleküller:
Sidereforlar
Yediğiniz besinler sağlığınız için ne kadar önemlidir
değil mi? Hayatın en küçük birimi olan hücrenin de ihtiyaç duyduğu önemli
besinler vardır. Bunlardan biri demir iyonudur. Demirin hücrenin en hayati
faaliyetlerinde rolü vardır. Ancak demir önemli olduğu kadar da,
hücrelerin içinde çok tehlikeli bir moleküldür. Yaptığı tahribatı, nükleer
maddelerin sebep olduğu tahribata benzetebiliriz. Ayrıca demir iyonu
serbest miktarda çok az oranda bulunur. Allah böyle değerli, temini
kompleks işlemler gerektiren bir madde için hücrede müthiş sistemler
yaratmıştır. Bu yazımızda vücudumuzdaki demir yönetim mucizesinin yanlızca
bir yönüne değineceğiz. Ancak bunun bile ne kadar hayranlık uyandıran bir
sistem olduğuna hep beraber şahit olacağız.

Allah’dan eşsiz bir
nimet üzere, iştahla yemek yeriz. Ancak yediğimiz besinlerin verdiği
lezzet yanında çok önemli görevleri vardır. Vücut için gerekli olan
hammaddeleri bunlardan karşılarız. Demir iyonu da canlılar için, özellikle
de tek hücreli canlılar için besin gibidir. Ancak bu besinin temin
edilmesinde türlü zorluklar vardır. Her aşaması ayrı bir mucize olan çok
aşamalı bir sistem sayesinde, hücreler ihtiyaç duyduğu demiri elde
edebilirler. Canlılara, besinlerini eksiksiz ve mükemmel bir şekilde veren
Allah, demir iyonunun temini için de mucizevi bir sistem yaratmıştır.
Demirin Önemi
Demir solunum,
fotosentez, azot bağlama, DNA’daki genlerin kontrolü, DNA sentezi
gibi çok çeşitli biyolojik faaliyetlerde kullanılır. 1 Dolayısıyla demirin
yokluğu canlılığın da yokluğu anlamına gelir.
Demir
molekülü hücreler için gerekli olan oksijenin taşınması için hayati öneme
sahiptir. Yokluğunda bütün bir solunum sistemi durur. Bu da hücredeki
demir temininin kademe kademe gelişmesinin mümkün olmadığını gösterir.
Canlılık için hücreler demir emilim sistemi ile beraber
yaratılmışlardır.
Demir Hücre İçin Hayatidir Ama Aynı Zamanda Çok
Tehlikelidir

Nükleer tehlikelere dikkat çekmek için kullanılan bu
işaret insanlara karşı önemli bir uyarıdır. Radyoaktif maddeler,
canlıların DNA’sında ciddi bozukluklara yol açar. Bunlara mutasyon denir.
Etkileri de sonraki nesillerde gözükebilir. Serbest demir iyonları da
benzer tahribata yol açarlar. Bilimsel adı Fenton olan reaksiyonlar
yoluyla, bu iyonlar hücrede saldırgan moleküller oluşmasına sebebiyet
verirler. 2 Bu saldırgan moleküller de hücredeki yapılara saldırarak
tahribata yol açarlar. Peki bu kadar önemli bir element, üstelik de saf
halde bulunmazken, hücrenin içine nasıl alınır?
Bakterilerin Demir Emilimi İçin Özel Moleküller
Salgıladığını Biliyor Muydunuz?
Demir, yeryüzünde en çok bulunan dördüncü elementtir;
ancak demir doğada başka atomlarla kimyasal bağ kurarak bileşikler halinde
bulunur. 3 Dolayısıyla demirin hücrede çeşitli görevlerde kullanılmak
üzere hücre içine alınması kompleks bir sistem gerektirir. Örneğin
bakterilerin hücre dışında bulunan demirleri almaları için son derece
ilginç moleküller yaratılmıştır. Bunlar bilimsel adı siderefor olarak
bilinen moleküllerdir. Bu moleküller tam bir yaratılış harikasıdır.
Bakteriler, sidereforları hücrenin dışına salgılarlar. Bu
moleküller, ajan gibi davranırlar. Demir eksikliğinde organik
moleküllerden ve minerallerden demirin çözünmesini sağlarlar. 4 Demirle
bileşik oluşturup kendi bünyelerine katarlar. Ancak bu noktada bir problem
vardır. Sidereforlar artık hücrenin dışındadırlar. Geri kazanılması da
ayrı bir harikadır. Hücrenin yüzeyinde, bu iş için yaratılmış özel
alıcılar bulunur. Bu alıcılar ve taşıma sistemleri kullanılarak demir
eklentili sidereforlar hücrenin içine alınırlar. 4, 5
Bakterilerin Hücre Dışında
Bulunan Demirleri Almak İçin Olta Gibi Kullandıkları Moleküller Olduğunu
Biliyor Muydunuz?

Balık avlamak için oltalar kullanırız. Oltaya takılan
balıkları, ipini çekerek adım adım denizden çıkartırız. Bakterilerin de
benzer bir teknikle ihtiyaçları olan demir atomlarını temin ettiklerini
biliyor muydunuz? Bakteriler bunun için siderefor adlı molekülleri hücre
dışına salgılarlar. Sideroforlar demir taşıyan kompleksleri algılarlar ve
bünyelerinde bulunan demiri söküp alırlar. Demiri kapan sidereforlar daha
sonra hücre yüzündeki alıcılarca tanınır ve özel taşıma sistemleri ile
hücre içine alınırlar.
Bakterilerin Hücre Dışındaki Saf Olmayan “Demir
Rezervlerinden” Tıpkı Bizim Madenlerden Elde Ettiğimiz Gibi Demiri Söküp
Çıkardıklarını Biliyor Muydunuz?

Maden
yataklarından madenler çoğu zaman saf elde edilmez. Bunun için çeşitli
işlemlerden geçirilmesi gerekir. Demir atomları için de benzer bir durum
vardır. Demir, dünyada en yaygın bulunan elementlerden olmasına rağmen son
derece aktiftir ve suda çözünmez. Demir stratejik önemi dolayısıyla en
önemli madenlerdendir. Bu yüzden, demirin işlenmesi için çeşitli tesisler
kurulmuştur. Demir canlılar için de çok önemlidir. Örneğin bakterilerin
salgıladığı sidereforlar hücre dışında bulunan “demir cevherlerinden”
demiri söküp alırlar. Daha sonra da demir hücre içine alınır. Demir
madenlerinden demirin çeşitli işlemler neticesinde elde edilmesi tesadüfen
olmadığı gibi, hücredeki demir temin sistemi de tesadüfen meydana
gelemez.

Bilimsel
araştırmalar neticesinde, 500 kadar farklı siderefor çeşidi tespit edildi.
6 Resimlerde bunlardan bazısı gözükmektedir. Bu moleküller özel olarak
canlılığın devamı için yaratılmışlardır. Bu moleküllerin yaptığı işler
amaca yöneliktir ve son derece şuurlu birinin yapabileceği türdendir.
Canlının ihtiyacı olan demir elementlerinin temini için fedakarca
çalışırlar. Görevinin bilincinde bir işçi gibi davranır. Elbette ki bu
moleküllerde tecelli eden bu üstün vasıflar Allah’ın kudretinin eseridir.
E. Coli adlı
bakteriler olağanüstü küçüklüklerine rağmen çok büyük bir akıl
gösterirler. E. Coli bakterileri ajan moleküller etrafa salgılayarak başka
bileşiklerdeki demir elementini alırlar. Daha sonra da bu ajanları hücre
içine geri alırlar.Elbette ki bu küçücük bakterilerde tecelli eden akıl
Allah’ın aklıdır. Bütün güç O’nundur.
Demir Yönetim Mucizesi ve Evrim Teorisinin
Çöküşü
Demir Yönetim Mucizesinin her kademesi canlıların
tesadüfler eseri kademe kademe geliştiğini iddia eden evrim teorisini
kökünden yıkmaktadır. Demir canlılık için gerekli olmakla beraber, hücre
içinde sıkı kontrol altında tutulmalıdır.
Demirin azlığında temel biyolojik faaliyetler sekteye
uğrar, çok olduğunda ise hücrede zehirlenmeye yol açar. Her iki durum da
canlılığın sonu anlamına gelir. Dolayısıyla canlılık, hücre seviyesinde
bir koruma altına alınmalıdır. Böyle bir korumanın olmadığı canlı kısa
süre içinde ölür. Dolayısıyla, canlılığın tesadüfler eseri kademe kademe
geliştiği varsayımı ilk kademesinde çöküşe sürüklenir.
Ayrıca bu yazıda da gördük ki; bakteriler demiri
minerallerden ve kompleks oluşturmuş moleküllerden sökmek için siderefor
adlı özel moleküller salgılarlar. Daha sonra da, bu molekülleri geri
yakalalayarak hücrenin içine alırlar. Her aşaması ayrı bir mucize olan bu
sistem, Allah’ın hayranlık uyandıran bir sanatıdır, varlığının ve
birliğinin delilidir.
Kaynak:
1 Andrews, S. C., A. K.
Robinson, and F. Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis.
FEMS Microbiol. Rev. 27:215-237.
2 Rodriguez, G. M.,
and Smith, I. (2003). Mechanisms of iron regulation in mycobacteria: role
in physiology and virulence. Molecular Microbiology 2003
Mar;47(6):1485-94
3 Crosa, J.H. (1989) Genetics and Molecular Biology
of siderophore-mediated iron transport in bacteria. Microbial Lett 53:
517-530
4 Crosa, J.H. (1989) Genetics and Molecular Biology of
siderophore-mediated iron transport in bacteria. Microbial Lett 53:
517-530
5 Griffiths E. (1990) Iron-regulated membrane proteins and
bacterial virulence, J. Biosci., Vol. 15, Number 3, pp. 173–177.
6
Andrews, S. C., A. K. Robinson, and F. Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial
iron homeostasis. FEMS Microbiol. Rev. 27:215-237.
|