Demir Saklama Proteini Mucizesi
Yaşamın en küçük birimi olan hücrelerde büyük mucizeler
bulunmaktadır. Milimetrenin binde biri kadar bir bölgede olağanüstü ilginç
olaylar cereyan etmektedir. Hücre insana hayranlık veren detaylarla
doludur. Her an sayısız faaliyet olağanüstü bir hızda, olağanüstü
bir koordinasyonla yürütülmektedir. Allah kudretinin ve bilgisinin
yüceliğini sayısız örneğiyle bizlere gösteriyor. Bu yazımızda yeryüzünde
en çok bulunan elementlerden olan, hücreler için de hem çok faydalı hem de
çok tehlikeli olabilen demirle ilgili bir mucizeye şahit olacağız.
Demirin Hücredeki Serüveni
Demirin
hücrelerde sayısız hayati görevi vardır. Demir molekülü solunum,
fotosentez, azot bağlama, DNA’daki genlerin kontrolü, DNA sentezi
gibi çok çeşitli biyolojik faaliyetlerde kullanılır. 1
Ancak demir molekülü hassas bir oranda vücudumuzda
tutulmalıdır. Az olması durumunda sözünü ettiğimiz faaliyetler
gerçekleşmez, çok olması durumunda ise son derece yıkıcı etkileri vardır.
Oksijen varlığında, fazla demir hücrenin en temel yapı taşlarını
yıkar. Bu temel yapıtaşlar arasında DNA, RNA, proteinler ve zarlar
bulunmaktadır. 2 Hücrede serbest bir şekilde dolaşan demir iyonları bu
yüzden sıkı kontrol altında tutulması gerekir. 3
Demir dünyada en
çok bulunan 4. elementdir. 4 Ancak normal şartlarda su içinde
çözünmediğinden temini için ek sistemler gereklidir. Hücre içindeki
miktarı da son derece sıkı kontrol gerektirmektedir. Azlığında çok önemli
hücre içi faaliyetler gerçekleşmez. Fazla olduğu takdirde ise hücrenin
yapıtaşlarını bozguna uğratır.
Protein Saklama Mucizesi
Bu kontrolün
bir parçası olarak bazı proteinlerin bu demir iyonlarını depoladığını
biliyor muydunuz?
Genel olarak bilinen 3 tip demir saklama proteini
vardır. Bunlar
- Ferritin
- Bacterioferritin (Bfr)
- DPS
Proteinleridir. Farklı tip canlılarda bulunan bu
proteinler birbirlerinden farklıdır. Ancak onlara verilen görevleri
eksiksiz yaparlar. Örneğin tek bir Ferritin veya Bfr proteini 2000 ile
3000 demir atomu barındırabilmektedir. 5 Bir proteinin kompleks
işlemler neticesinde tehlikeli maddeleri hücrenin yararına taşıyor olması
Allah’ın açık bir mucizesidir. Allah’ın emriyle hareket eden moleküller bu
fedakar ve önemli görevi üstlenmiştir.
Depolar,
fabrikada fazla malların biriktirildiği özel bölgelerdir. Bu sayede, bu
maddeler gerektiğinde kullanılabilmektedir. Allah depolama ve gerektiğinde
kullanma kavramlarını demiri saklayan proteinlerde de bizlere
göstermektedir. Moleküller üzerinde böyle üstün vasıfların tecelli etmesi
hayranlık uyandıran bir durumdur.
Allah bilimsel
adı ferritin adlı molekülü, demir iyonlarını depolamak vazifesiyle
yaratmıştır. Bu molekül şekil itibari ile bir harikadır. Özel olarak
depolama görevi için yaratılmıştır. 24 tane birimin mükemmel bir
şekilde birleştirilmesi ile meydana gelir.
Bilimsel adı
Bacterioferrin ve Dps olan proteinler de demir iyonlarını taşımak üzere
yaratılmışlardır. Bu moleküller son derece kompleks bir görünüme
sahiptirler.
3 boyutlu resimlerinden de anlaşılacağı gibi demir
saklama proteinlerinin son derece harika bir yapıları vardır.
Merkezlerinde bulunan boşlukta demir için özel bir yer hazırlanmıştır. Bu
bölgede demir iyonları depo edilir. Demir, bu merkezi boşluğa alınırken
kimyasal bazı işlemden geçirilir. 6
Gemilerin önemli
bir özelliği muazzam yük taşıma kapasiteleridir. Hücrelerimizde de demir
saklama proteinleri muazzam sayıda demir iyonunu taşımaktadırlar.
Demir Saklama Proteinleri ve Evrim Teorisinin
Çöküşü
Evrimcilerin yazılarını incelediğinizde bir hayal
aleminde yaşadığını görürsünüz. Yazılarında olması imkansız olayları
birbiri peşi sıra rahatlıkla anlatırlar. Örneğin tek bir proteinin dahi
tesadüfler eseri oluşması imkansızdır. Sayısız ihtimal vardır.
Örneğin ortalama bir proteinin rastgele oluşma imkanı 10
üzeri 950 de 1’dir. Bu pratik olarak olması imkansız bir olaydır.
Tesadüfen bunun olabileceğini iddia eden cahil bir evrimciye, ona evrenin
yaşı kadar süre verseniz, her saniye trilyonlarca deneme imkanı da
verseniz, matematiksel olarak bunun olma imkanı yoktur.
Farklı canlılarda bulunan demir saklama proteinleri,
evrimcilerin de itirafları ile birbirinden farklıdır. 7 Tabii bu evrim
teorisi için çelişkili bir durumdur. Çünkü bu proteinlerin biri bile
tesadüfler eseri oluşamaz. Evrimcilerin de itirafı ile bu proteinler
birbirinden farklıdır. Dolayısı ile biri diğerine dönüşemez. Dönüşmesi
için bir sebep de bulunmamaktadır; çünkü zaten çalışan bir sistemin bir
diğerine dönüşmesi için sebep de yoktur. Ancak bunlardan da öte, evrim
teorisi için yıkıcı bir gerçek daha vardır.
Canlılığın hüküm sürdüğü ortam, var olanı yıkmaya
yöneliktir. Sağlıklı bir proteini yıkmaya aday, sayısız tahrip
mekanizması vardır. Bu yazıda, bunlardan birinin, demir elementinin
kendisi olduğunu gördük. Canlılık için gerekli olan demir iyonları eğer
kontrol altında tutulmazsa proteinlere, DNA’ya, RNA’ya ve zarlara zarar
vermektedir. Bu yüzden hem taşımak için hem saklamak için özel moleküller
görevlendirilmiştir. Ayrıca daha başka yazılarımızda göreceğimiz gibi,
demiri hassas oranda tutabilmek için, sayısız kontrol teknikleri
uygulanmaktadır. Evrimcilerin ilkel dünya diye tabir ettikleri şartlarda
bu korumaya yönelik düzenlemelerin hiç biri yoktur. Dolayısı ile
tesadüfler eseri kademe kademe gelişme iddiası bir aldatmacadan ibarettir.
Hayat çok açık bir şekilde bir mucize eseri yaratılmıştır ve her an
yaratılmaya devam etmektedir.

Terör olayları
neticesinde can kayıpları ve maddi hasarlar oluşmaktadır. Hücre
seviyesinde de aynı ortam bulunmaktadır. Ultraviyole, zehirli maddeler,
oksijenin sebep olduğu serbest radikaller, zehirli ağır metaller bunlardan
bazısıdır. Koruyucu sistemler ve tamir mekanizmaları ile hayat ayakta
tutuluyor. Bu yazıda gördüğümüz gibi; demir elementi canlılığın en temel
dokularını tahrip etmektedir. Eğer özel koruma sistemleri olmazsa canlılık
hemen çöküşe sürüklenmektedir. Bütün koruma tedbirlerine rağmen. korunaklı
hücrelerde dahi hergün sayısız protein tahrip olmaktadır. Hiç bir
korumanın olmadığı evrimcilerin ilkel olarak adlandırdıkları dünya
şartlarında canlılık sürekli tehdit altındadır. Böyle bir ortamda
kendiliğinden, tesadüfler eseri, kademe kademe gelişme iddiası doğru bir
iddia olmadığı çok açıktır. Hayatı Allah yaratmıştır ve onu ayakta tutan
da O’dur.
Nitekim bu gerçeği Allah "Şüphesiz Allah, gökleri
ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun,
eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları
tutamaz..." (Fatır Suresi, 41) ayetiyle bize bildirmektedir.
Kaynak
1 Andrews, S. C., A. K.
Robinson, and F. Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis.
FEMS Microbiol. Rev. 27:215-237.
2 Masse E, Salvail H, Desnoyers G, Arguin M. Small RNAs
controlling iron metabolism. Curr. Opin. Microbiol.
(2007) 10:140–145
3 Harvie, D. R., Vilchez, S., Steggles, J. R.,
Ellar, D. J. (2005). Bacillus cereus Fur regulates iron metabolism and is
required for full virulence. Microbiology 151: 569-577
4 Andrews, S. C., A. K. Robinson, and F.
Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis. FEMS Microbiol. Rev.
27:215-237.
5 Andrews, S. C., A. K. Robinson, and F.
Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis. FEMS Microbiol. Rev.
27:215-237.
6 Andrews, S. C., A. K. Robinson, and F.
Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis. FEMS Microbiol. Rev.
27:215-237.
7 Andrews, S. C., A. K. Robinson, and F.
Rodriguez-Quinones. 2003. Bacterial iron homeostasis. FEMS Microbiol. Rev.
27:215-237.
Not:
7. referansdaki ilgili bilginin ingilizcesi
Although
the three types of iron storage protein form evolutionarily distinct
families, they are distantly related to each other and have thus retained
many structural and functional similarities.
|