Laplace Determinizminin Sonu
Newton’dan beri evren belli yasalara göre kendi kendine
çalışan (Allah’ı tenzih ederiz) bir saat gibi gösterilmeye çalışıldı.
Bundan maksat güya evrende Allah’ın müdahalesi olmadığını ispatlamaya
çalışmaktı.( Allah’ı tenzih ederiz) Felsefede determinizm denilen bu akım,
pek çok kişinin Allah’a hakkıyla iman etmesine engel olmuştur.
Materyalizmin toplumlarda gelişmesi için de uygun bir zemin oluşturmuştur.
Ancak modern fizik bu anlayışı temelinden yıkmıştır.
Determinizm felsefesinde olan klasik fiziğe göre bir
cismin o anki durumunu ve üzerindeki mekanik etkileri biliyorsanız o
cismin gelecekteki durumunu yani konumunu ve hızını tespit etmek
mümkündür.
Kuantum Mekaniğinde ise geleceğe yönelik hiçbir kesin
bilgimiz yoktur.

Bu resim klasik
mekanik ile kuantum mekaniğini karşılaştırıyor. Klasik fizikte belli bir
etkide belli bir sonuç varken kuantum fiziğinde böyle bir durumdan
bahsedemiyoruz. Sebepler belli bir sonucu üretmede yetersiz. Aynı sebepler
varken pek çok farklı sonuç gözlenebilir. Bu da sebep sonuç ilişkisi
olarak bilinen nedenselliğin geçerli olmadığını göstermektedir.
Materyalistler nedensellik prensibini gözlerinde çok
büyüttüler. Adeta ilahlaştırdılar. Halbuki sebepler ile sonuçların her
ikisini de Allah yaratmıştır. Evrenin başlangıcından sonuna kadar bütün
sebep sonuç ilişkilerini Allah ezelde takdir etmiştir. Kuvantum
fiziğindeki örneklerle sebeplerin sonuç yaratmada etkisiz olduğunu Allah
gözler önüne sermiştir. Artık bu konu teknik bir gerçek halini almıştır.
Materyalist bilim adamları dahi istemeye istemeye bunu kabul etmek
durumunda kalmışlardır. Materyalist bir fizikçinin itiraf niteliğindeki şu
sözleri dikkat çekicidir.
Nasıl olur da daha sonraki olaylar şimdikilerden tam
olarak belirlenemez? Nasıl olur da bir sebebin olası iki veya daha çok
sonucu olur? Eğer sonraki olayların seçimi doğal yasalarla
belirlenmiyorsa, bu, bir kuvantum olayının olduğu her yerde, doğa üstü bir
kuvvet(Tanrı) işin içine giriyor anlamına mı geliyor? Bu tür sorular
bilimsel bir eğitim ile koşullandırılmış “Doğa şöyledir” gibi kavramsal
sorunlara alışık ve temel doğruluğuna veya yanlışlığına aldırmaksızın
kuvantum fiziği fikirlerini kendi çalışma veya araştırmalarına uygulayan
fizik öğrencilerinin hepsini olmasa da çoğunu rahatsız eder. 1
Bu alıntıda da gördüğümüz gibi nedenselliğin çöküşü ile
materyalizm ile aklı bulanan insanlar dahi Allah’ın varlığını görmeye
başlıyorlar. Yine alıntıda geçen bilimsel bir eğitim ile koşullandırılmış
ifadesinden kasıt materyalist felsefeyi sorgusuz sualsiz kabullenmiş
demektir.
Bu konuda fizikçi Alastair Rae’nin yine şu tespiti
vardır:
Görüleceği üzere, kuvantum fiziği bizi, Laplace’ın öngördüğü
basit biçimdeki determinizmi yadsımaya götürür ve bundan dolayı da şimdiki
durumu sadece geçmişin etkisi veya geleceğin sebebi olmayan bir evrenin
varlığını kabul etmeliyiz. 2
Yani determinizmin artık bilimsel olarak savunulabilir
bir yanı kalmamıştır. Her şey Allah’ın mutlak iradesiyle yaratılır.
Materyalistlerin Boşuna Çabası: Saklı Değişkenler
Teorisi
Bu gerçek bazı materyalist bilim adamlarını derinden
etkiledi. Hayat görüşlerini sarsan bu gerçek bir kısmını zorlama mantıklar
üretmeye yöneltti. Kendilerince bu bilinmezliği ortadan kaldırmak için
“Saklı Değişkenler” adlı bir teori ortaya attılar. Buna göre sonuçların
sebeplerden bağımsız gözükmesinin nedeni bizim bazı fiziksel etkileri
bilmiyor oluşumuzdu. Görmediğine inanmayan materyalistlerin, her şeyin
Allah’ın iradesiyle yarattığını inkar etmek için tutunmaya çalıştıkları
hayali teoriler, kendilerinin ne denli zor bir duruma düştüğünü
göstermektedir. Ancak özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda yapılan bazı
deneyler ile bu görüşün de yanlış olduğu kendi itiraflarıyla ortaya kondu.
Dolayısıyla determinizm felsefesi tamamen çökmüş oldu.

Bizler için evrenin
küçük dünyasında olanlar o kadar belirsizdir ki. Örneğin bir elektronun
atomda nerede bulunduğunu dahi bilemeyiz. Çok ilginçtir, bu
bilgisizliğimiz yeteri kadar araştırma yapmamaktan kaynaklanan bir sonuç
değildir. Herhangi bir gözlem yapmadığınızda elektronun atomun etrafında
nerede olduğundan bahsedemezsiniz. Resimde gördüğünüz şekiller bunu
anlatmaktadır. Bu şekiller gözlem yaptığınızda elektronun nerede
olabileceği ile ilgili ihtimalleri vermeye yarar. Burada dikkat edilmesi
gereken bir şey vardır. Modern fiziğe göre gözlem yapmadığınızda elektron
diye bir varlık yoktur. Gözlem yaptığınızda da çok farklı yerlerde
olabilir ve siz neresi olabileceğini önceden bilemezsiniz.
Kaynak:
1 Alastair I. M. Rae, Kuvantum Fiziği: Yanılsama mı
Gerçek mi, Sayfa 43, ( Evrim Yayınevi )
2 Alastair I. M. Rae, Kuvantum
Fiziği: Yanılsama mı Gerçek mi, Sayfa 11, ( Evrim Yayınevi )
|