Karar Verme Mucizesi ve Kader
Gerçeği
Bir seçim yaptığınızda içinizde özgür irade olarak
adlandırılan bir his duyarsınız. Bu hissin sizdeki kuvvetli etkisinden
dolayı, nefsiniz yaptığınız hareketlerin gerçek failini kendisi zanneder.
Örneğin yürüyorum, koşuyorum, yemek yiyorum derken nefsiniz bütün bunların
failinin kendisi olduğunu düşünür. Çünkü içinizdeki hisle algıladığınız
davranışlar birbiriyle uyum içindedir. Ayrıca bu hissinizin
yaptıklarınızdan önce geldiğini düşünürsünüz. Nefsinizin kendisine benlik
vermesi zamanla giderek artar ve bir tür küçük firavun haline gelir. İşin
doğrusu ise insanın hiçbir kudreti yoktur, istekleri de Allah’ın
lütfüyledir. Nitekim bir Kuran ayetinde Allah:
“Allah dilemedikçe siz
dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve
hikmet sahibidir. (İnsan Suresi, 30)”
buyurmaktadır.

Size çay ve kahve sunulduğunu düşünün. Bunlardan birini
seçmeniz istensin. Siz istediğinizi seçip keyifle içeceğinizi
yudumladığınızda yaptığınız seçimin ne kadar doğru bir karar olduğunu
düşünebilirsiniz. Ancak yapılan araştırmalar çarpıcı bir sonuç ortaya
çıkarmıştır. Seçimlerinizden önce, isteğinizden bağımsız olarak karar
zaten verilmiştir. Bu çarpıcı gerçek, bilim dünyasında müthiş bir yankı
uyandırmış ve “Kader bilimsel olarak ispatlandı” şeklinde
duyurulmuştur.
Algıladığınız Dünyanın Geçmişin İzi Olduğunu
Biliyor muydunuz?
Son 30-40 yıldır sürdürülen bilimsel araştırmalar aslında
özgür iradenin bir tür algı olduğunu gösterdi. Buna göre özgür iradenin
davranışların ardındaki mutlak güç olduğu düşüncesi bir yanılgıdır.
California Üniversitesi nörofizyologlarından Prof.
Benjamin Libet, 1973 yılında yaptığı deneyler sonucunda tüm
kararlarımızın, seçimlerimizin önceden belirlendiğini, bilincin ise herşey
olup bittikten yarım saniye sonra devreye girdiğini ortaya koymuştur. Bu
durum diğer nörofizyologlarca da, hep geçmişte yaşadığımız ve bilincimizin
tüm yaşananları yarım saniye sonra gösteren bir "monitör" gibi olduğu
şeklinde yorumlanmaktadır. 1

Benjamin Libet deneklere beyinlerindeki belli bölgeleri
uyararak ellerine dokunulduğu hissini oluşturdu. Deneklerden dokunma
hissini algıladıkları anda da bunu belirtmelerini istedi. Neticede ortaya
şu çıktı. İnsanın algılama anı, gerçek zamana göre yarım saniye geç
oluyor. Yani aslında biz hayatımız boyunca hep önceden çekilmiş bir filmi
izleriz.

Bir filmi izler gibi şu an yaşadığınız hayatı izlediğinizi
biliyor muydunuz? Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki yaşadığınızı
düşündüğünüz anlar aslında geçmişin izleridir.
Verdiğiniz Kararların Sizden Önce Verildiğini
Biliyor Muydunuz?
Araştırmalarını sürdüren Benjamin Libet daha da ilginç
sonuçlara ulaşmıştır. Bu sefer Libet, parmakları hareket ettirme
“kararını” deneklere bıraktı ve bunun neticesinde beyinde oluşan
sinyalleri inceledi. Parmağı hareket ettirmenin karar anı, beyinden emir
yollanması anı ve parmağın hareket anlarını not etti. Son derece ilginç
bir gerçekle karşılaştı. Karar anından önce, parmağı hareket ettirmek için
beyinde ilgili hücreler harekete geçiyorlar. Yani aslında parmağınızı
hareket ettirme emri, sizden önce veriliyor. Ondan sonra
size bu kararınız bir his olarak yaşatılıyor. Libet’in bu çalışmaları,
bilim dünyasını derinden etkiledi. Çünkü deneyin sonuçları derin anlamlar
içeriyor.
Son olarak Max Planck Enstitüsünden bilim adamı Prof.
John-Dylan Haynes gelişmiş manyetik rezonans ve bilgisayar tekniklerini
kullanarak son derece ilginç araştırmalar yapmıştır. Araştırmalarda
deneklerden önlerinde bulunan 2 düğmeden birini seçmeleri istendi. Düğmeye
basılışın karar anının incelendiği bu deneylerde, Benjamin Libet’in
deneylerini doğrular neticeler elde edildi. Esasen seçim yapıldığı
düşünülen an, hissettirilen bir algıdan ibarettir. Yapılan deneylerde
düğmeye basma kararının 7 saniye öncesinden deneklerin
hangi düğmeye basacağı, beyin hücrelerinin aktivitelerinden tahmin
edilebildiği görülmüştür. 2

Prof. Haynes’in dünyada büyük yankı bulan çalışmasını
gösteren bir resim. Deneklere sol ve sağ düğmelerden istediği birine
basması istenmiştir. Deneğin karar verdiğini hissettiği an ile düğmenin
basılma anı da dahil olmak üzere, beyindeki bütün faaliyetler
incelenmiştir. Neticede çok çarpıcı bir gerçek ortaya çıkmıştır. Kişi,
karar verdiğini düşündüğü andan 10 saniye öncesinde yapacağı seçim,
beyninde zaten bellidir. Bu son derece çarpıcı sonuç özgür iradenin
aslında hissettirilen bir algı olduğunu bir kez daha göstermiştir. (Not
1)
Araştırmayı yürüten ekibin lideri Prof. Haynes Nature
dergisinde çıkan alıntısına göre
“Kararlarımızın bilinçli olduğunu
düşünürüz, ama bu veriler göstermiştir ki bilinç yalnızca buzdağının
ucudur.” demektedir. 3

Bu yazıda anlatılan bilimsel çalışmalarda gördüğümüz gibi
insanların kendilerinden kaynaklanan bir iradeleri yoktur. Bütün
davranışların yaratıcısı Allah’dır. Sayısız insanla muhatap olduğunu
düşünen biri, aslında yalnızca Allah’la yüzyüze olduğunu bilmelidir.
Nitekim Allah bir Kuran ayetinde “Doğu da Allah'ındır, batı da.
Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah,
kuşatandır, bilendir. (Bakara Suresi, 115)
buyurmaktadır.
Bu çarpıcı deney, dünyada büyük yankı uyandırmış ve
“Özgür İradenin Sonu mu?” gibi başlıklarla duyurulmuştur. 4 Deneyi
değerlendiren nörolog Mark Hallett bu çalışmanın kendisinin özgür iradenin
karar verici güç yerine bir algı olduğu anlayışını doğrulamıştır diyerek
ifade etmiştir. 5
Vanderbilt Üniversitesinden Frank Tong sonuçları “oldukça
dramatik” olarak niteleyerek 10 saniye beyin aktivitesi açısından “bir
ömür boyu”dur demiştir. 6
Kader Gerçeği
İnsanoğlunun hayatta karşısına sayısız seçenek çıkar. Bu
seçenekler arasında sürekli bir seçim yapması gerekir. Halbuki bu yazıda
da gördük ki, bu seçimleri yapan esasen kişinin kendisi değildir. Çünkü
seçimden önce beyinde bu yönde kararların çıktığı açık bir şekilde ortaya
çıkmıştır. Ayrıca insan dünyayı, yarım saniye geriden izlemektedir. Yani
bitmiş bir film bize izlettirilmektedir.
Peki O Zaman Bu Seçimleri Kim
Yapmaktadır?

Düşünüp kararlar alan
insanın kendisi değildir. Bunlar hayatı yarım saniye geriden öğrenen ve
kararları eylemlerinden sonra oluşan birinin yapabileceği şeyler değildir.
Bütün seçimler Allah’ın dilemesiyle olur. Bütün fiiller Allah’ın
yaratmasıyla ortaya çıkar. Hayatın akışı içinde karşılaştığınız sayısız
irili ufaklı seçenekler ve yapılan işler sizi aldatmasın. Bunların hepsi
tek olan Allah’ın kararları ve size gösterdiği görüntülerdir. Nitekim bu
gerçek “Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) Rabler mi daha
hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı? Sizin
Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiçbir delil
indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası
değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, Kendisi'nden başkasına kulluk
etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların
çoğu bilmezler.” (Yusuf Suresi, 39-40) ayetleriyle bize
bildirilmiştir.
Bu yazıda örneklerini gördüğümüz gibi, insanoğlunun
hayatı boyunca kararlar vermesi kendinden kaynaklanan bir güçle değildir.
Düşünüp taşınıp karar verip, bunu uyguladığını zanneden insanlar esasen
önceden verilmiş bir kararı uygularlar, önceden yapılmış bir işi
yaptıklarını zannederler. İnsanın, hayatı yarım saniye geriden takip
ettiğini ortaya koyan deneyler ve kararların bize hissettirildiği andan
önce zaten verildiğini gösteren beyin araştırmaları bu gerçeği teyid eder.
Evrenin yaratıldığı andan itibaren verilen bütün kararlar, bütün seçimler
Allah’ın dilemesiyle gerçekleşir. Her şeyi Allah zamansızlık da
yaratmıştır. Nitekim bu gerçek "Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader
ile yarattık" (Kamer Suresi, 49) ayetiyle bizlere
bildirilmektedir. Aslında bütün fiillerin yaratıcısının Allah olduğu
Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen
atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan
etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir. (Enfal Suresi,
17)
ayetiyle de bildirilmektedir.
Kuran’da Allah “İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan
başka ilah yoktur. Herşeyin Yaratıcısıdır, öyleyse O'na
kulluk edin, O, herşeyin üstünde bir vekildir. (En'am Suresi, 102)”.
buyurmaktadır. Yapılan bu ilginç bilimsel çalışmalarda İnsan Suresi 30.
Ayetinde geçen “Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz”. hükmünün
güzel bir tecellisini gördük. Her şey, Allah’ın dilemesi ile ve O’nun
kontrolünde gerçekleşir.
Kaynak:
1)Benjamin Libet, "Unconscious cerebral initiative and
the role of conscious will in voluntary action", The Behavioral and Brain
Sciences, 1985, ss. 529-566.
2)Chun Siong Soon, Marcel Brass,
Hans-Jochen Heinze & John-Dylan Haynes Unconscious determinants of
free decisions in the human brain. Nature Neuroscience April 13th,
2008.
3)http://in.news.yahoo.com/ani/20080414/r_t_ani_sc/tsc-our-brains-make-decisions-10-seconds-f32bc39.html
4)http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2008/414/3
5)http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2008/414/3
6)http://in.news.yahoo.com/ani/20080414/r_t_ani_sc/tsc-our-brains-make-decisions-10-seconds-f32bc39.html
Not1: Gerçekte seçimler 10 saniye
öncesinde beyinde veriliyor. Ancak deneylerde kullanılan gelişmiş
bilgisayar programı 3 saniyede eldeki görüntülerden ilgili bilgiyi
çıkarttığından, Prof. Haynes ekibinin bunu tespiti 7 saniye öncesine kadar
uzanabilmektedir.
|